Tüp Bebek Cenneti, Türkiye!

1/3/2008


Dünyanın birçok ülkesinde 9-10 bin dolar arasında olan tüp bebek uygulaması Türkiye’de 3 bin YTL...



Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Çetin, “Dünyanın birçok ülkesinde 9-10 bin dolar arasında değişen tüp bebek uygulamasının Türkiye’de 3 bin YTL olduğunu, başarı şansının da her gecen yıl arttığını” söyledi.

Prof. Dr. Turan Çetin, tüp bebek uygulamasıyla ilgili olarak “erkekten sperm, kadından da yumurta alınıp, bu iki hücrenin dış ortamda bir tüp içinde döllendikten sonra yeniden rahim içine yerleştirilmesi işlemi” olan tüp bebek uygulamasında Türkiye’nin birçok Avrupa ülkesini geride bıraktığını belirtti.

Dünyanın birçok ülkesinde tüp bebek tedavisinin 9-10 bin dolar arasında olduğunu, Türkiye’de tüp bebek tedavisinin 3 bin YTL olduğunu, bu bedelin 1200 YTL’sinin sosyal güvenlik kuruluşlarınca karşılandığını ifade eden Çetin, ancak tüp bebek uygulaması bedelini karşılayan sosyal güvenlik kuruluşlarının 40 yaş üstündeki anne adayları için bu katkıyı yapmadığını söyledi.

Çetin, “Tüp bebekteki başarı şansımız yüzde 50-60, mikroenjeksiyonda (Bir adet sperm alınarak, yumurtanın içine bırakılması işlemi) başarı şansı ise yüzde 98” dedi.

Geçmişte tüp bebekle ilgili kaygıların din adamlarının vaazları sayesinde aşılması ve tabuların yıkılmasının tüp bebek isteyen birçok aileye ışık tuttuğunu belirten Çetin, bu durumun tüp bebek uygulamalarında başarıyı da olumlu etkileyen faktörler arasında yer aldığını ifade etti.

Tüp bebekte başarı şansını etkileyen bir başka faktörün ise kadının yaşı kadar yumurtalık yaşı ve yumurta kalitesi olduğuna işaret eden Çetin, “40 yaşındaki bir kadın, 30 yaşındaki bir kadından daha sağlıklı yumurtalık ve daha kaliteli yumurtaya sahip olabiliyor” dedi.

Tüp bebek uygulaması için gereken kaliteli yumurtada, genetik faktörlerin yanı sıra çevre kirliliği, sigara ve alkol kullanımı, obezite, kimyasal maddeler soluma, gıda ürünlerindeki katkı maddeleri ile sıcak iklim gibi faktörlerin önemli etken olduğuna dikkati çeken Çetin, tüp bebek uygulamak isteyen anne adaylarına bunlardan uzak durmalarını önerdiklerini bildirdi.

EMBRİYO DONDURMA
Katolik inancının, embriyo dondurma işlemini yasaklamasının Türkiye’nin Avrupa ülkeleri arasında tüp bebekteki başarı şansının artmasında önemli bir etken olduğunu belirten Çetin, şöyle devam etti:
“Dişi yumurtasının, erkek spermiyle döllenmesiyle oluşan yedi günlük canlıya ‘embriyo’ denir. Embriyoların dondurulması tüp bebek uygulamalarında büyük önem taşır. Çünkü, tüp bebek uygulamalarında çoğul gebelik riskini en aza indirmek için genelde 3 embriyo transfer edilir. Diğer embriyolar da uygun ortamda dondurularak, uygulamanın başarısız olması halinde kullanılmak üzere saklanır. Aksi takdirde, erkekten sperm alma işlemi kolay olsa da kadından yumurta alma işlemi, ancak cerrahi operasyonla gerçekleştiğinden oldukça zor olur.”

Türkiye’de kadının iş yaşamına katılımı ve kariyer beklentilerinin evlenme yaşını 35-40’a kadar yükselttiğine dikkati çeken Çetin, “Türkiye’de her 100 çiftten 15’inin yaşadığı üreme sorunlarıyla karşılaşmamaları için çocuk sahibi olmayı 35 yaş sonrasına bırakmamalarını öneriyoruz. Çünkü, 40 yaş üzerindeki kadınlarda tüp bebekle hamile kalma olasılığı yüzde 7’ye kadar düşüyor” dedi.

* "Tüp Bebek Cenneti Türkiye" başlıklı yukarıdaki tüp bebek uygulamaları yazısı, 10 Ocak 2008 tarihli Anadolu Ajansı (AA) haberidir.

Tüp Bebek Merkezleri (İstanbul) ve Telefonları

30/10/2007




TÜP BEBEK TEDAVİSİ
ACIBADEM HASTANESİ
- Acıbadem/ ist.
Doç. Dr. Cem Demirel
tel: 0216 544 44 00

TÜP BEBEK TEDAVİSİ
ALMAN HASTANESİ TÜP BEBEK MERKEZİ
- Taksim/ ist.
Prof. Dr. Mustafa Bahçeci
tel: 0212 293 21 50 / 1655

TÜP BEBEK TEDAVİSİ
AMERİKAN HASTANESİ
- Nişantaşı/ İst.
Doç. Dr. Bülent Urman
tel: 0212 311 20 00 / 1660, 61, 62

TÜP BEBEK TEDAVİSİ
DR. PAKİZE İ. TERZİ HAST. ÜYTE MERKEZİ
- Nişantaşı/ İst.
Doç. Dr. Sezai Şahmay
tel: 0212 296 15 65

TÜP BEBEK TEDAVİSİ
EUROFERTIL ÜREME SAĞLIĞI MERKEZİ
- Altunizade/ İst.
Dr. Hakan Özörnek
tel: 0216 474 70 47

TÜP BEBEK TEDAVİSİ
INTERNATİONAL HOSPİTAL
- Yeşilköy/ İst.
Dr. Gonca Saraç
Doç. Dr. Ertan Kervancıoğlu
tel: 0212 663 30 00

TÜP BEBEK TEDAVİSİ
İSTANBUL CERRAHİ HASTANESİ
- Fulya/ İst.
Dr. Sami Cengiz
tel: 0212 296 94 50

TÜP BEBEK TEDAVİSİ
İÜ CERRAHPAŞA TIP FAK. TÜP BEBEK MERKEZİ
-Cerrahpaşa/ İst.
Prof. Dr. Seyfettin Uludağ
tel: 0212 414 34 51

TÜP BEBEK TEDAVİSİ
İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ
- Aksaray/ İst.
Prof. Dr. Hasan Serdaroğlu
tel: 0212 635 26 76
 
TÜP BEBEK TEDAVİSİ
JFK HASTANESİ
- Bakırköy/ İst.
Prof. Dr. Ümit Özekici
tel: 0212 441 41 42

TÜP BEBEK TEDAVİSİ
KADIKÖY ŞİFA HASTANESİ
- Kadıköy/ İst.
Dr. Engin Enginsu
tel: 0216 347 93 00

TÜP BEBEK TEDAVİSİ
M.Ü. TIP FAK. ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ
- Altunizade/ İst.
Dr. Koray Elter
tel: 0216 248 02 13 - 327 10 10
 
TÜP BEBEK TEDAVİSİ
METROPOLİTAN FLORENCE NİGHTİNGALE
- Beşiktaş/ İst.
Doç. Dr. Yücel Karaman
tel: 0212 288 34 00 / 15 hat

TÜP BEBEK TEDAVİSİ
MEMORİAL HASTANESİ
- Okmaydanı/ İst.
Prof. Dr. Semra Kahraman
tel: 0212 210 66 66

TÜP BEBEK TEDAVİSİ
ÖZEL FERTİJİN ÜYTE MERKEZİ
- Bebek/İst.
Op. Dr. S******* Taşdemir
tel: 0212 287 57 75

TÜP BEBEK TEDAVİSİ
ÖZEL MEDİCAL PARK HOSPİTAL
- Saraçhane/ İst.
Yard. Doç Dr. Erdal Ulakoğlu
tel: 0212 531 13 13

TÜP BEBEK TEDAVİSİ
ÖZEL KALAMIŞ TIP MERKEZİ
- Kalamış/ İst.
Dr. Münip Berberoğlugil
tel: 0216 349 05 05

TÜP BEBEK TEDAVİSİ
ÖZEL BATI BAHAT HOSPİTAL
- Küçükçekmece /İst.
Uzm. Dr. Reşat Bahat
tel: 0212 471 33 00 - 550

TÜP BEBEK TEDAVİSİ
ÖZEL İSVİÇRE HASTANESİ
- İçerenköy /İst.
Dr. Ömer Özdemir
tel: 0216 575 26 66 - 2111

TÜP BEBEK TEDAVİSİ
ÖZEL ŞAFAK HASTANESİ
- Gaziosmanpaşa / İst.
Op. Dr. Refahattin Yücel
tel: 0212 417 00 00

TÜP BEBEK TEDAVİSİ
ZEYNEP KAMİL HASTANESİ
- Üsküdar/ ist.
Dr. Kenan Sofuoğlu
tel: 0216 310 17 49

TÜP BEBEK TEDAVİSİ
ÖZEL TÜRKİYE HASTANESİ
- Şişli/ İst.
Op. Dr. Nihal Çakır
tel: 0212 314 14 14 - 312 12 12

TÜP BEBEK TEDAVİSİ
SÜLEYMANİYE DOĞUMEVİ
- Eminönü/ ist.
Dr. Süha Sönmez
tel: 0212 520 97 35


Tüp Bebek'te Yeni Yöntem

30/10/2007


Tüp bebek tedavilerine alternatif olarak geliştirilen bu yeni yönteme "İn Vitro Olgunlaştırma" - Tüpte Olgunlaştırma adı veriliyor. İngiltere'de bu yöntemle aşılanan ilk ikiz bebekler geçtiğimiz günlerde dünyaya geldi. Daha önce Güney Kore ve İskandinavya’da uygulanan yöntem uzmanlarca, çok daha ucuz ve hızlı olarak nitelendiriliyor. En önemlisi de tüp bebek tedavisinin sakıncalı olduğu kadınlar için çığır açacak yeni yöntem olacağı belirtiliyor.

Doğurganlık tedavilerinde son yılların en kayda değer gelişmesi olarak Güney Kore ve İskandinav ülkelerinde de kullanılan, “tüpte olgunlaşma” olarak nitelenen (in vitro olgunlaştırma - IVM) adlı yöntemle dünyaya gelen bebeklerin sayısı İngiliz ikizlerle birlikte 400’e yaklaştı.

Teknik, geleneksel tüp bebek yöntemine göre daha ucuz ve daha hızlı bir yöntem olarak niteleniyor.

Bu yöntemde yumurtalar tüp bebek yöntemine göre bir aşama önce anneden alınıyor ve laboratuvar ortamında olgunlaştırılarak döllenmeye hazır hale geliyor.

Tüp bebek yönteminden daha ucuz ve daha güvenli
Bu yöntem pahalı ilaçların kullanılmasına gerek bırakmadığından ortalama 1.500 sterlin daha ucuza mal oluyor. Aynı zamanda da daha güvenli. Çünkü geleneksel tüp bebek yöntemindeyse önce bazı ilaçlar alınması ardından iki hafta boyunca hormon iğneleri kullanılması gerekiyor ve yumurtalar rahimde olgunlaştıktan sonra laboratuvarda döleniyor. Doğurganlık tedavisi görmek isteyen kadınlardan üçte birinde polikistik yumurtalık sorunu var. İlaç kullanılmadığından bu nedenle yan etkiler ortaya çıkması ihtimali önleniyor.

Bu yüzden yeni yöntem, özellikle rahimdeki “çoklu kistler” gibi bazı sağlık sorunları nedeniyle bu ilaçları alması sakıncalı olan kadınlar için de en uygun alternatif olarak gösteriliyor.

Ama başarı oranı daha düşük
Henüz yaygınlaşmayan yöntemin en olumsuz yanıysa tüp bebeğe oranla başarı oranının daha düşük olması. Uzmanlar bir sonraki hedeflerinin bunu değiştirmek olduğunu söylüyorlar.

* Yazının kaynağı: NTVMSNBC sitesi

Tüp Bebek (Mikroenjeksiyon) Tedavisinin Basamakları

1/5/2007



  1. Başvuru
  2. Muayene ve tedavi protokolünün belirlenmesi
  3. Yumurtalıkların verilen ilaçlarla uyarılması
  4. Yumurtaların toplanması
  5. Embryo transferi
1. Başvuru: Tüp bebek veya mikroenjeksiyon uygulaması için öncellikle hastaneye başvurmak gerekmektedir. Bu sırada hastadan geniş olarak öykü alınır, işlemin uygulama aşamaları, maliyeti, tedavinin riskleri ve tedavi sonuçları konusunda bilgi verilir.Ayrıca daha önce yapılan tetkikler incelenip, eksik tetkikler istenir.

2. Muayene: Muayene sırasında hastanenin rahim ve yumurtalıkları değerlendirilip, tedavi için uygun olup, olmadığına karar verilir. Ultrasonografide yumurtalıkların

görünümü bize tedavide nasıl yanıt alabileceğimiz konusunda önemli bilgiler sağlamaktadır ve beklenen yanıta bağlı olarak tedavi protokolü belirlenmektedir. Ayrıca embryo transfer aşamasında hangi kateterin kullanılacağı bu muayene sırasında önceden denenmekte ve dolayısı ile transfer işlemi daha kolay hale getirilmektedir.
. Yumurtalıkların Uyarılması: Tedavinin en önemli basamağını oluşturmaktadır. Yumurtalıkların uyarılması sırasında hastaya hangi tedavi rejiminin uygulanacağı, hasta yaşı, ultrasonografide yumurtalıkların görünümü, hormon sonuçları ve daha önce tüp bebek uygulanmış hastalarda bir önceki dönemdeki tedavi yanıtına göre belirlenir. Genel olarak uygulanan tedavi protokolleri şunlardır:

Kısa Protokol: Burada hastaya adetinin 1. günü GnRH analoğu (Suprecur, Suprefact, Suprefact proinjection, Lucrin, Decapeptyl, Zoladex) başlanır ve tedavinin 3.günü gonadotropinlere (Humegon, Pergonal, Metrodin, Metrodin-HP, Follegon, Puregon, Gonal-F) geçilir. Yumurtalıklarda follikül adı verilen ve içinde yumurta olduğu kabul edilen küçük kistler belli bir büyüklüğe eriştikten sonra ve hormon seviyelerine göre hem GnRH analoğu, hemde gonadotropinler kesilir ve yumurta çatlatma iğnesi adı verilen hCG preparatı (Pregnyl, Profasi) verilir. Yumurta çatlatma iğnesi yapıldıktan 36 saat sonra yumurtalar toplanır ve toplama işleminden 2 ile 5 gün sonra embryo transferi yapılır. Embryo transferinin yapılacağı gün embryo sayısı, kalitesi ve hastanın daha önce denemesi olup olmamasına bağlı olarak değişiklik gösterebilir.

Uzun Protokol: En çok uygulanan tedavi yöntemidir. Burada adetin 20-21. günlerinde GnRH analoğu başlanır, ve bir sonraki adetin 3.günü gonadotropinlere başlanır. Yine hormon durumuna göre ve folliküller belli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra hCG yapılır. Ondan sonraki tedavi aşamaları yukarıdaki gibidir.

Stop GnRH Protokolü: Bu tedavi rejiminde uzun protokolde olduğu gibi adetin 20-21.günleri GnRH analoğu başlanır ve bu ilaç adetin 1.günü kesilir. Adetin 3.günü gonadotropinlere başlanır. Tedavinin daha sonraki aşmaları yukarudaki protokollerle aynıdır.

Sadece Gonadotropin Verilmesi: Bu tedavi rejimi yumurtalık yanıtı oldukça düşük olan ve daha önce yumurtalıkları uyaran hormonların beyinden salgılanmamasına bağlı olarak hiç adet görmeyen hastalarda uygulanır. Bu tedavi rejiminde hiç GnRH verilmeden direk olarak adetin 3.günü gonadotropinlere başlanır. Tedavinin daha sonraki aşamaları yukarıdaki rejimlerle aynıdır.

CC-hMG Protokolü: Burada gonadotropinler yine yumurtalıkları uyaran haplarla (Klomen, Gonaphene) ile birlikte kullanılır. Adetin 3.günü haplara başlanır ve 2-3 gün sonra gonadotropinlere başlanır.

4. Yumurtaların Toplanması: Yumurtalar olgun hale geldikten sonra hastanın daha önce aldığı bütün ilaçlar kesilir ve gece belirlenen saatte yumurta çatlatma iğnesi yapılır (Pregnyl, Profasi).Yukarıda belirtildiği gibi 36 saat sonra hastanın isteği ve bazen doktorun tecihine göre genel veya lokal anestezi altında yumurtalar toplanır. Yumurtaların toplandığı günden başlamak üzere 5 gün süre ile Prednol ve Monodoks başlanır. Ayrıca vajinal yoldan kullanılmak üzere gebelik testinin yapıldığı güne kadar Ultragestan başlanır ve gebe kalan hastalarda gebeliğin 10. haftasına kadar devam edilir.

5. Embryo Transferi: Daha önce belirttiğimiz gibi yumurtaların toplanmasından 2 ile 5 gün sonra yapılır.

6. Embryo Dondurulması: Hastalara genellikle 2 ile 5 embryo transfer edilmektedir. Daha çok embryosu olan hastalarda fazla olan embryolar hastanın onayı alınarak dondurulur.

7. Gebelik Testi: Embryo transferinden 10-12 gün sonra yapılır. İlk test hem idrar, hemde kanda yapılır. Testi pozitif olana hastalar 2 gün sonra tekrar çağrılarak kan değerine tekrar bakılır ve gebeliğin normal gidip, gitmediği değerlendirilir. Eğer beklenen düzeyde yükselme göstermemişse takibe devam edilebilir.

8. İlk Ultrasonografi: Gebelik testi yapıldıktan 2 hafta sonra, yani gebeliğin 6.cı haftasında yapılır. Bazı hastalar 1-2 hafta sonra tekrar çağrılarak gebeliğin seyrine bakılabilir. Ultrasonografisi normal olan hastalar daha sonra aylık takiplere çağrılır.



dizin
iddaa
siteciler.info
Bloglar Alemi

Gebelik Tedavilerinde Döllenme İçin Uygulanan Özel Teknikler

1/5/2007


MESA nedir?

Erkek hastaların bir bölümünde spermlerin dışarıya boşalmasını sağlayan kanallarda doğuştan, daha sonra geçirilen enfeksiyon veya cerrahiye bağlı olarak bir tıkanıklık olabilir. Bu grup hastalarda sperm alabilmek için mikroskop altında spermlerin dışarıya boşalmadan önce depolandığı ve epididim adı verilen bölgeye girilerek sperm alınmasına MESA denir. Bizim kliniğimizde nadiren uygulanmaktadır.

PESA nedir?

PESA yine kanallardaki tıkanıklığa bağlı olarak spermin dışarıya boşalamadığı hastalarda iğne ile epididime girilerek sperm elde edilmesidir. MESA’ya alternatif olarak yapılan bu işlem çok daha basit olup, çok daha kısa bir süre içinde yapılabilmektedir. Kliniğimizde bu grup hastalarda genellikle PESA yapılmaktadır.

TESA nedir?

TESA veya PTSA adı verilen işlem doğuştan veya daha sonra testisleri etkileyen bir nedene bağlı olarak sperm yapımının yetersiz olduğu ve sperm tahlilinde hiç sperm görülmeyen hastalarda testise bir iğne ile girilerek sperm elde edilmesidir. Ayrıca tıkanıklığa bağlı olarak spermin dışarıya boşalamadığı hastalarda PESA işlemi ile sperm bulunamazsa yine TESE uygulanır. Diğer bir grup hasta ise sperm tahlilinde sperm olmasına karşın, hiç hareketli spermi olmayan hastalardır. Bu grup hastalarada TESA uygulanır.

TESE nedir?

TESE yukarıdaki yöntemlerle sperm bulunmayan hastalarda testislerin direk olarak açılarak alınan parçalardan sperm elde edilmesidir.

DESTEKLİ YUVALAMA nedir?
Destekli yuvalama en az 4 hücre evresinde olan embriyoların dış zarının inceltilerek rahim içine tutunma olasılığının artırılmasıdır. Bu işlem kimyasal veya mekanik yolla ve laser ile yapılabilir. Kullanılan yöntemin başarı şansı üzerinde bir etkisi yoktur. Kliniğimizde mekanik yöntem uygulanmaktadır. Bu konuda çok fazla sansasyon olmasına karşın, açıkça söylemek gerekir ki işlemin yararlılığı kesin olarak ortaya konamamıştır. Bu konuda yapılan çalışmalarda normal hastalarda yararlılığı gösterilememiştir. Bu nedenle dünyada genel olarak kabul edilen görüş belli bir grup hastaya uygulanmasıdır. Bizim kliniğimizdede şu hastalara destekli yuvalama uygulanmaktadır:

  1. 35 yaş üzeri
  2. Daha önce başarısızlıkla sonuçlanan tüp bebek uygulanması olan
  3. Embriyo dış zarı 15 mm.'den daha kalın olan
  4. FSH değeri yüksek olan
  5. Embriyo kalitesi kötü olan hastalar.


Tüp Bebek Tedavisi Sırasında Karşılaşılabilen Sorunlar

30/4/2007


1. Tedavinin İptal Edilmesi: Daha önce sözettiğimiz gibi hastaya hangi rejimin başlanacağı ve ilaç dozunun belirlenmesinde en önemli faktörler kan hormon düzeyleri, ultrasonografide yumurtalıkların görünümü ve hasta yaşına bağlı olarak değişen yumurtalık rezervidir. Ancak hastalar her zaman beklenen yanıtı vermeyebilir. Bu nedenle yumurta gelişimi yetersiz olan hastalarda tedavi iptal edilip yeni bir tedavi başlanabilir veya hiç yanıt vermeyen bazı hastalarda tedavi tamamen sonlandırılabilir.

2. Yumurta Bulunamaması: Bazı hastalarda ultrasonografi ve hormon değerleri izlenen yumurta gelişim normal olmasına karşın, aspirasyon sırasında hiç yumurta bulunmayabilir. Bu duruma ileri yaş ve yumurtalık rezervi düşük olan hastalarda daha sık rastlanmaktadır.

3. Döllenmenin Olmaması: Bazı hastalarda elde edilen yumurtalar normal olmasına karşın döllenme olmayabilir. Bu daha çok normal tüp bebek uygulanan hastalarda görülen bir sorun olup, açıklanamayan infertilite ve sperm bozukluklarında daha sık görülmektedir. Bu nedenle bu grup hastalarda kliniğimizde mikroenjeksiyon uygulanmaktadır. Mikroenjeksiyon uygulamasında döllenme olmama olasılığı oldukça düşüktür.

4. Transfer Zorluğu: Bazı hastalarda transfer teknik olarak zor olabilir veya nadiren mümkün olmayabilir.

5. TESA veya TESE’de Sperm Bulunamaması: Normal verilen örnekte hiç sperm bulunmayan ve spermin geçtiği kanallarda tıkanıklık saptanmayan hastaların % 50’sinde sperm bulunmaktadır. TESA veya TESE işlemi yumurta toplama gününden bir gün önce yapılmaktadır. Sperm bulunmayan hastalarda tedavinin daha sonraki işlemi iptal edilmekte veya çiftin onayı alınarak olgun olmayan sperm hücreleri kullanılmaktadır. Olgun olmayan sperm hücreleri kullanılarak elde edilen gebelikler bildirilmesine karşın, olasılık son derece düşüktür.

6. Gebelik Testi Öncesi Kanama: Test gününden dah önce kanaması olanlarda gebelik şansı düşmekle birlikte gebelik olmadığını göstermez. Özellikle az miktarda kahverengi kanaması olanlarda fazla korkmamak gerekir.


Gebelik Sırasında Karşılaşılan Sorunlar

30/4/2007



1. Biyokimyasal Gebelik. Bazı hastalarda gerek idrarda, gerekse kanda yapılan testlerde gebelik saptanmasına karşın, daha sonra yapılan takiplerde hormon yükselişi yeterli olmayabilir ve bu daha sonra kendiliğinden normale düşebilir. Gebelik hormonunun (Beta-hCG) 20 Ünite’nin üstünde ve 1000 Ünite’nin altında olması, ultrasonografide gebelik kesesi görülmemesi ve daha sonra kendiliğnden normale inmesi biyokimyasal gebelik olarak adlandırılmaktadır. Bunun nedeni tam olarak bilinmemektedir.

2. Düşük: Ultrasonografide gebelik kesesinin görülmesi klinik gebelik olarak adlandırılmaktadır. Tüp bebek veya mikroenjeksiyon sonrası elde edilen gebeliklerin % 20’si düşükle sonuçlanmaktadır (20 haftadan önce gebelik kaybı). Düşük oranı gebeliğn ilk 6 haftasında daha yüksek olup, 12 haftadan sonra % 5 oranına inmektedir. Gebelik sırasındaki her kanama bir düşük tehdidi olarak kabul edilmelidir. Bu dönemde istirahat ve ultragestan kullanımına devam edilmesi dışında önerilebilecek bir tedavi bulunmamaktadır.

3. Dış Gebelik: Tüp bebek uygulanan hastaların % 4-5’inde ve mikroenjeksiyon uygulanan hastaların % 2’sinde dış gebelik görülebilmektedir. Kanda gebelik hormonu yeterli düzeyde yükselmeyen hastalar dış gebelik yönünden takibe alınır. Daha sonra belirli bir hormon düzeyine karşın, ultrasonografide gebelik saptanmaması veya rahim dışında gebelik izlenmesi ile tanı konulmaktadır. Dış gebelik tanısı alan hastalarda tedavi genellikle cerrahi olup, daha çok laparoskopik olarak yapılmaktadır. Bazı hastalarda sadece gözlemle dış gebelik gerileyebilir veya dışardan verilen bir ilaçla (Methotrexate) ile sonlandırılabilir.

4. Çoğul Gebelik: Tüp bebek veya mikroenjeksiyon uygulamalarında oluşan gebeliklerin yaklaşık % 25-30’u çoğul gebeliktir. Aşılamada da yine çoğul gebelik oranı % 20 dolayındadır. Bunların çoğunluğu ikiz gebelik olmakla birlikte, üçüz ve dördüz gibi daha fazla sayıdaki gebeliklere ratslanabilmektedir. Üçüz ve daha fazla gebeliği olan hastalara gebeliğin ikize indirilmesi önerilir. Kabul eden hastalarda “multifetal redüksiyon” adı verilen işlem yapılır. Burada hastanın kabul ettiği sayıdan (örn. İkiz veya üçüz) daha fazla olan bebeklerin kalbine potasyum verilerek kalbin durması sağlanmaktadır. Bu işlem lokal anestezi ile yapılabilmektedir. Bu işlem çifti psikolojik olarak oldukça rahatsız etmekle birlikte, kalan bebeklerin yaşam oranının ve gebelik risklerinin (hem anne, hemde bebekler açısından) azaltıldığı unutulmamalıdır. Bebek sayısı arttıkça erken doğum ve bunun bebekte yarattığı olumsuzluklar, annede tansiyon sorunları gibi riskler oldukça artmaktadır. Ancak yapılan işlemin teorik olarak % 6-7 oranında gebeliğin tamamen yokedebileceği de gözönünde bulundurulmalıdır. Kliniğimizde yapılan yaklaşık 90 redüksiyon işleminde hiçbir hastada işleme bağlı gebelik kaybına rastlanmamıştır.

5. Erken Doğum: Yukarıdada belirttiğimiz gibi ikiz ve daha fazla gebeliklerde erken doğum oranı tek gebeliğe oranla oldukça yüksektir. Bu nedenle hastalar sıkı bir şekilde takip edilip, 20-24 haftada rahim ağzı kalınlığı ölçülmekte ve gerekirse rahim ağzına dikiş atılabilmektedir. Ayrıca daha önce erken doğum öyküsü olan bazı hastalarda gebeliğin 14 haftasında rahim ağzı açıklık ve kalınlığına bakılmaksızın dikiş atılabilir.

6. Kromozom Anomalileri: Yapılan çalışmalarda tüp bebek uygulanan hastalarda kromozom anomalisi oranının normal toplumdan farklı olmadığı görülmüştür. Ancak mikroenjeksiyon uygulamasında teorik olarak bu oranın daha yüksek olması gerektiği düşünülmekle birlikte, yine yapılan çalışmalarda normal topluma göre bir farklılılk olmadığı gösterilmiştir. Özellikle ileri derecede sperm sayı ve kalite bozukluklarında ve hiç sperm olmadığı için TESA veya TESE yapılan hastalarda doğacak erkek bebeğinde ileride çocuk sahibi olmama riskinin teorik olarak normalden daha yüksek olabileceği çifte hatırlatılmaktadır. Yine doğuştan spermin dışarıya boşalmasını sağlayan kanallarda tıkanıklığı olan hastalarda kistik fibrozis adı verilen bir hastalığın taşıyıcısı olabileceği de hatırlatılmaktadır.

Tüp Bebek Tedavisinin Maliyetleri

16/4/2007


Tüp bebek maliyetlerini 3 aşamada değerlendirebiliriz..Tüp bebek uygulamadan önce uygulanan tetkik maliyetleri, ilaç maliyeti ve tüp bebek uygulama ücreti..

Toplumumuzda her ne kadar maliyeti yüksek bir tedavi olarak bilinse de Avrupa ve Amerika ile kıyasladığımız zaman Türkiye'de dolar bazında yaklaşık 5 kat daha ucuz bir fiyat mevcuttur. Hatta bu sebeple yurt dışından Türkiye'ye bu işlemler için başvurular olmaktadır..

Tüp bebek maliyetlerinin hepsi yaklaşık olarak 3500-5000 ytl civarında tutmaktadır.. Maliyet kişinin özelliklerine göre değişebilir. Örneğin yumurtalıkları zayıf çalışan bir bayanda daha yüksek doz ilaç kullanmak gerektiğinden, maliyet doğal olarak artacaktır..

* Op. Dr. Murat ERDEMİR
Jinemed Bursa Tüp Bebek Merkezi
Tüp Bebek Danışma Hattı: 0 224 273 19 81

Sorular ve Yanıtlarıyla Tüp Bebek Tedavisi

5/4/2007


Aşılama tedavisi nedir?

Tüp bebek öncesi, klasik tedavi içinde yer alan aşılama, rahim kanallarından en az bir tanesi açık olan (HSG filminde) ve sperm analizinde sperm özellikleri normal olan çiftlerde uygulanabilen bir yöntemdir. En fazla 6 kere yapılması önerilir. 3 veya 4 kere yapılmasına rağmen gebe kalınmazsa bu yöntemi devam ettirmenin pek faydası olmamaktadır. Genellikle başarı oranı % 8-15 arasında kabul edilir. Aşılama için kullanılan sperm örneğinin yıkanması önemlidir. Yıkanmamış sperm ile aşılama yapılmamalıdır.

Tüp bebek ve mikroenjeksiyon aynı mıdır?

Tüp bebek, uygulanan yöntemlerin Türkçe’de kullanılan genel adıdır. Mikroinjeksiyon bu yöntemlerin laboratuarda kullanılan teknik adıdır. Tüp bebek yapıldığı zaman zaten mikroenjeksiyonla yapılmaktadır.

Tüp bebek ne zaman yapılır?

Klasik kısırlık tedavisi ile (aşılama) sonuç alınamayan vakalar, rahim kanalları kapalı olanlar, sperm analizinde sorun olanlar, azospermi, kadın yaşının 37 ve üzeri olması gibi durumlarda uygulanır.
 
Tüp bebek programı için ne zaman başvurmalı?

Muayene ve tetkikler yapılıp yönteme karar verildikten sonra adet kanamasının 2. günü başvurulmalı.
 
Bir program süresi ne kadardır?

Yumurta gelişmesi, toplanması, embriyo oluşması, embryo transferi için uzun protokolda yaklaşık 1.5 ay, kısa protokolda 14-20 gün sürer.
 
Program ücret paketi nelerden oluşur?

Kullanılan ilaç ücreti dışında kalan, ultrasonla yumurta gelişmesi sırasında gerek duyulan kontrollar ve hormon tahlilleri, yumurta toplanması için hastaneye yatış, ameliyathane ve anestezi, laboratuar işlemleri, sperm alınıp hazırlanması, embryo transferi ve doktor ücreti (+ KDV) paket ücreti içindedir. Programa girmeden önce yapılan teşhis amaçlı hormon tetkikleri, rahim filmi (HSG), sperm tahlili, veya ilave tetkikler, yumurta gelişmesi amacıyla kullanılan ilaçlar ücrete dahil değildir.
 
İlaç kullanarak erkeğin sperm sayısı yükseltilebilir mi?

İlaç tedavisinden fayda görebilecek erkek sayısı oldukça azdır. Genellikle ilaçların pek faydası olmamakta. Azospermide ilaç tedavisi denenmekle beraber sonuç faydalı olmamaktadır. En iyi yöntem tüp bebek tedavisinin kendisidir. Erkek için kullanılacak ilaç masrafı da oldukça yüksektir.
 
Varikosel ameliyatı sperm eksiklikleri üzerine olumlu etki yapar mı? 

Varikosel ameliyatı olup olmama sorusu çok sık gündeme gelen bir konudur. Bu konuda tüp bebek uzmanları ve üroloji uzmanları arasında bazı görüş ayrılıkları mevcuttur. Varikosel ameliyatının faydalı olma ihtimali en fazla % 50 vakada mümkün olabilir. İleri derecede sayı azlığı, hareket azlığı veya şekil farklılığı olan sperm analizi sonuçlarında pek düzelme olmuyor. Yine en iyi tedavisi yöntemi tüp bebek tedavisinde seçilmiş kaliteli spermin yumurta içine enjeksiyonudur (icsi).
 
Erken menapoz nedir ? Tüp bebek yapılır mı?

Erken menapoz kadının 35 yaş öncesi adet görmemesi durumudur. Bu durumu olan kadınlarda çocuk isteği olsun veya olmasın mutlaka jinekolojik takipler yapılmalıdır. Çocuk isteği olan kadınlarda ilaç denemeleri yapılıp yumurta geliştirmeye çalışılabilir. Bu kadınlarda ön tetkiklerden sonra durum değerlen dirilmesi ne göre yumurta gelişmesi için hiç olmazsa bir kere deneme yapılabilir. Genç yaşta adetten kesilenler de bazen yumurtalıklar cevap verebilir. Yalnız tüm olumsuz ihtimaller hastaya önceden anlatılıp ona göre karar vermesine yardımcı olmak gerekir. Sonuçların pek yüz güldürücü olmadığı çiftlere önceden söylenmelidir. Ayrıca, bu tip hastalarda ilerdeki yaşamında gelişebilecek durumlar ile ilgili bilgi verilmesi gerekmektedir.
 
Daha önce 3 veya daha fazla başarısız tüp bebek denemesi olanlarda nasıl davranmalı?

Bu gibi durumlarda tüp bebek uygulamasından önce daha önceki uygulamalara ait tedavi safhaları  ve embriyoların laboratuar bulgularını incelemek uygun olur. Gerekirse çift yeniden değerlendirilir, bazen ilave testler istenebilir. Karı-koca‘dan genetik test istenebilir. Yeni değerlendirme sonucuna göre nasıl bir tedavi uygulanacağına karar verilir.

Tüp bebek için kullanılan ilaçların kalıcı etkisi var mı?

Hayır, bu ilaçlar kalıcı bir etki bırakmazlar. Zaten insandaki hormonların benzerleridir ve yeni üretim teknolojisi ile hemen hemen saf  hormon elde etmek mümkün olmaktadır.
 
Polikistik Over (PCO) ve Polikistik Over Sendromu (PCOS)’li kadınlar ne yapmalı?

PCOS’li kadınlar hormonal yönden farklı oldukları için en çok ilaçla tedaviden fayda görürler. Zaten en çok kısırlık sebebi aylık yumurta gelişmesinin olmayışıdır. İlaçla yumurtalık uyarısı genellikle yumurta gelişmesi ve iyi bir gebelik şansı ile sonuçlanır. Fakat bu tip kadınlarda bazen yumurta gelişmesi için gereken doz ayarlamalarında zorluklar ortaya çıkar. Ya hiç yumurta gelişmez veya istenenden çok yumurta gelişerek tedavinin devamını imkansız kılar. Bu tip kadınlar ayrıca diabet, hipertansiyon gibi diğer bazı rahatsızlıklara da aday oldukları için bu yönde de araştırılmaları ve gerekirse tedavileri yapılmalıdır. Hayat boyu takip gerekliliği konusunda uyarılmalıdırlar.
 
İleri derecede endometriozis veya çikolata kisti olanlar ne yapmalı?

Bu tip kadınlarda kısırlık tedavisi endometriozisin yerleşme alanlarına, ve yaygınlığına bağlı olarak farklılık gösterdiği için her kadını kendi durumuna göre değerlendirmek gerekir. Bazen kistlerin alınması gerekir, bazen kistler alınmadan tedaviye devam edilebilir. Endometriozisli kadınların hayat boyu takip edilmeleri gerektiği mutlaka hatırlatılmalıdır.
 
Miyom (myom) kısırlık nedeni mi? Miyomu olan kadın ne yapmalı?

Myomlar, rahimden kaynaklanan ve iyi huylu olan tümörlerdir, yani kanserle alakaları yoktur. Üreme çağındaki kadınların yaklaşık % 20-25’inde bulunurlar. Farkedilmeyecek kadar küçük olanlar yanında çok büyük olanlar da vardır. Senelerce büyümeden var olanların yanında çok hızlı büyüyen myomlar da mevcuttur. Miyomların gebeliği engelleyip engellemediğine karar vermek bazen zor olmaktadır. Pek çok doktorun büyük bir myom mevcudiyetinde gebe kalıp doğum yapan hastası olmuştur. Benzer olarak senelerce çocuğu olmayıp da miyom ameliyatından sonra gebe kalan hastalar mevcuttur. Miyomlar rahimdeki yerleşme yerlerine, sayılarına, büyüklüklerine göre çok farklı belirtiler verirler, bazen de farkedilmezler ve teadüfen muayene sırasında varlıkları saptanır. Bu nedenlerden dolayı her kadının kendi durumuna göre bir plan yapmak daha uygun olacaktır. Bir miyomun kısırlık nedeni olup olmadığına karar vermek için dikkatli bir jinekolojik muayene gerekir. Genellikle 5-6 cm boyutlarında olup da sık kontrollarda büyüme gösteren miyomlar operasyonla alınmalıdır. Miyom olup da gebe kalan kadın sayısı çoktur.

Yüksek FSH nasıl değerlendirilir?

Kadınlarda adet kanamasının 2-3 günü yapılan FSH ölçümü laboratuar normal üst sınırından fazla ise FSH yükselmesinden bahsedilir. FSH hormonu genellikle 37 yaşından sonra yükselme eğilimi gösterir. Kadınlarda menopoza girmeden yıllar önce (7-10 sene) FSH hormonunda seyrek olarak yükselmeler tesbit edilebilir. Zaman içinde bu yükselmeler daha sık olmaya başlar. FSH yüksekliğinin değeri arttıkça yumurtalıklardan yumurta geliştirme kapasitesinde azalma olabilir. Bu durum ancak ultrason takipleri ile tesbit edilebilir. Eğer yumurta gelişmesinde azalma söz konusu ise dışardan ilaç verilerek çocuk isteyen kadınlarda tedavi yapılabilir. FSH yükselmesi olan kadınlarda gebelik oranlarının biraz daha düşük olabileceği kendilerine anlatılmalıdır. Ayrıca klasik tedavilerle çok uzun süreler vakit kaybedilmemelidir. Bazen yeni evli ve 40 yaş üzeri kadınlarda her şeyin normal olduğu söylenip uzun süre tedavi yapılmadığına şahit oluyoruz.

Cinsel perhiz süresi sperm sayısını arttırabilir mi?

Boşalma olmazsa spermler belli bir süre döllenme yeteneklerini kaybederek dejenere olur. Sperm sayısı artsa bile kalitesi kötüleşir, normal yapıdaki spermlerin oranı azalır. Bu yüzden cinsel perhiz süresi 3-5 gündür.

Alkol ve sigara erkek üreme sağlığını nasıl etkiler?

Alkol, testosteron hormon seviyesini azaltarak etkisini gösterir. Alkol bağımlılığı, iktidarsızlığa sebebiyet verir. Sigara ise sperm sayısını, hareketliliğini ve normal yapıya sahip sperm oranını etkiler. Fazla miktarda alkol ve sigara tüketen erkek hastalarda; spermlerin, yumurtayı dölleme kapasitesi azalır.

Hiperstimülasyon sendromu neden olur?

Yumurtalıkların fazla uyarılması Hiperstimülasyona neden olur. Gonadotropin tedavisi gören hastaların üçte birinde görülür. Yumurtalıklar büyür ve kistler oluşur. Hastalarda genellikle karın ağrısı ve karında şişlik görülebilir. Daha ileri Hiperstimülasyonda ise bulantı, kusma, karın bölgesinde hassasiyet artar. Bu tip hastalar dinlenmeli, doktor tarafından daha yakın takip edilmelidir.

Blastosist transferi kimlere uygulanır?

Döllenen yumurta bölünerek ikinci günde 2-4 hücreye üçüncü günde 6-8 hücreye ulaşır. Doğal yollardan elde edilen gebeliklerde ise embriyo rahimde beşinci günde blasttosist evresine ulaşır.Çok yumurtası olup iyi kalitde embriyo elde edilen hastalara uygulanır.

PGD (preimplantasyon genetik tanı) herkese uygulanmalı mıdır ve/veya uygulanabilir mi?

Teorik olarak PGD her hastaya sunulabilir. Fakat bilimsel olarak uygulanan bir tekniğin hastaya fayda grtireceğinin öngörülmesi gereklidir. Örneğin yaşı genc olan, ilk yada ikinci tüp bebek tedavisi uygulanan, ailesinde genetik bir problem olmayan ağır erkek faktörü (şiddetli siperm problemi) olmayan, tekrarlayan, düşük öyküsü olmayan bir çifte PDG uygulaması uygun değildir. Fakat ileri yaştaki (38 yaş üzeri) hanımlar, tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı, ailede genetik risk, tekrarlayan gebelik kaybı vb. olan çiftler için eğer ebriyo sayıları işlem uygulamasından fayda görecek düzeyde ise (Örnegin dört ebriyo ve üzeri) faydalı bir tekniktir bazı çiflerde de emrio sayısı azda olsa uygulanması gerekmektedir. Örneğin genetik anomalili doğum öyküsü, kendisi yada eşinde saptanabilen genetik hastalık olan çiftler gibi.

Embriyo transferinden sonra kullanılan vajinal ilaçlar embriyoya zarar verir mi?

Bu ilaçlar hazneye uygulandığı için embriyoya zarar vermez. Aksine rahim içi dokuyu destekler ve gebelik üzerine olumlu etki eder.

Embriyo transfrerinden ne kadar süre sonra cinsel ilişkide bulunulabilir?

Embiyo transferinden 72 saat sonra.

Saçımı boyatabilir yada perma yaptırabilir miyim?

Hayır.

Ovarian Hiperstimülasyon Sendromu (Yumurtalıkların Aşırı Uyarılması) Nedir?

5/4/2007


Hiperstimülasyon sendromu, tüp bebek tedavisi alan kadınların bir kısmında görülebilen ve özellikle embriyo transferinden kısa süre sonra ortaya çıkan bir klinik tablodur. Genel olarak karında şişkinlik, mide bulantısı-kusma ve kilo artışı ile ortaya çıkar ve tehlikeli bir tablo değildir. Bu tablonun oluşmasına, yumurtlama tedavisinde kullanılan hormonlar neden olur.Yumurtalıkların yeterince uyarılması ve fazla uyarılması arasında hassas bir çizgi vardır ve bu kişinin bünyesine göre değişebilir. Aşırı uyarılan yumurtalıklarda kistleşme oluşur ve bu kistlerden sızan sıvı , ayrıca vücudun genelinde damar geçirgenliğinin artmasına bağlı olarak karın içinde ve diğer bölgelerde toplanır. Büyük çoğunluğu kendiliğinden geçer; istirahat, sıvı alımının orta derecede kısıtlanması ve proteinden zengin gıdaların alınması yeterli olur. Fakat nadir olarak, karında şişkinlik, nefes almada zorluk, idrar miktarının azalması gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu gibi durumlarda hastanede yatarak izlem yapılması gerekebilir.

« Önceki | Sonraki »



  • Son Yazılarım

    Kategorilerim

    Arkadaşlarım

    Linkler
  • küresel ısınmaya hayır
  • seo yarışması
  • www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması
  • www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması
  • Diyet Uzmanı
  • Tebeşir: internet, arama motorlarına kayıt, SEO
  • Hızlı ve Sağlıklı Zayıflamanın Sırları
  • Saç Dökülmesi Rehberi
  • Saç Ekimi Rehberi
  • Tüp Bebek Rehberi
  • Plazma Rehberi
  • İnternetten Para Kazanmanın Kitabı
  • Functional Bowel Disorders
  • Xtreme Action Sports in Turkey
  • Your Guide to Forex Trading
  • Treat Acne Naturally
  • Everything iPhone
  • It's All So Turkish!
  • Site ekle (Vynet)
  • Bağlantılarım


    Blog Directory & Search engine
    blog search directory

    Blogcu ile yapıldı